Yenişehir'de 3600 Dekar Arı Merası Bal İçin Gün Sayıyor
Yenişehir Belediyesi'nin Manavşa Arı Merası ve Ekolojik Tarım Havzası Projesi'nde bal sağımına sayılı günler kaldı. Proje, iklim krizine dirençli, ilaçsız ve doğal bal üretimine odaklanıyor.
Mersin Yenişehir Belediyesi tarafından iklim krizine karşı dirençli ve sürdürülebilir arıcılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Manavşa Arı Merası ve Ekolojik Tarım Havzası Projesi'nde, bal hasadı için heyecanlı bekleyiş sürüyor. Bu özel projede, kovanların taşınmasına veya arılara şeker takviyesi yapılmasına gerek kalmadan, tıbbi ve aromatik bitkilerle beslenen arılardan kovan başına 10 kilogram doğal ve ilaçsız bal elde edilmesi hedefleniyor.
Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Kizzuwatna'dan Toroslar'a uzanan köklü arıcılık geleneğini modern ve ekolojik yöntemlerle sürdürdüklerini belirterek, “Arıların izini takip ederek doğayı iyileştirmeye ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye kararlıyız. Manavşa'da attığımız bu adımın ilerleyen yıllarda çok daha büyük ekolojik ve ekonomik değerler yaratacağına inanıyorum” dedi. Proje, arı popülasyonunu koruma, ekolojik tarımı geliştirme ve yüksek kaliteli bal üretimine katkı sağlama hedefleriyle Değirmençay, Turunçlu, Karahacılı ve Uzunkaş mahallelerini kapsayan geniş bir alanda uygulanıyor.
Doğal Besin Kaynağı ve Bütüncül Üretim Modeli
Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Müdürü Eylem Parlak Emre, projenin Yenişehir Belediyesi'nin ekoloji odaklı yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Emre, “Bu proje; iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir tarımsal üretim, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesini amaçlayan bütüncül bir üretim modelidir” şeklinde konuştu. Doğal yapısıyla bir çanak vadi özelliği taşıyan proje havzasında, düşük su ihtiyacı olan ve arılar için zengin nektar ve polen kaynağı oluşturan züfa, tıbbi ada çayı, tıbbi nane ve ıtır gibi tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimi teşvik ediliyor. Belediyenin, üreticilere bu bitkilerin fidelerini temin etmesinin yanı sıra ekim, bakım, hasat ve ürün yönetimi konularında da destek sağladığı belirtildi. Emre, arıcılığı sadece bal üretimi olarak değil, ekosistemin sürekliliği için hayati bir doğal süreç olarak gördüklerini ve arıların doğal ve zengin bir besin kaynağına erişimini sağlamayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.
İklim Krizine Dirençli Arıcılık ve Paylaşım Hedefi
Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy, yaklaşık 1,5 yıldır devam eden projenin temel amacının iklim krizine dirençli ve sürdürülebilir bir arıcılık modeli geliştirmek olduğunu ifade etti. İklim değişikliğinin bitkilerin çiçeklenme dönemlerini etkileyerek arıcıların üretim planlamasını zorlaştırdığını belirten Beştoy, projenin bu değişen koşullarda kovan yönetimini ve arılara müdahale yöntemlerini araştıran hem bilimsel bir çalışma hem de uygulama projesi niteliğinde olduğunu vurguladı. Projede arıların doğal koşullarda yaşaması ve üretim yapması hedeflenirken, kovanların taşınmaması ve şeker takviyesi yapılmaması temel prensipler arasında yer alıyor. Ağustos sonu veya eylül başında yapılması planlanan bal sağımından mevcut kovanlardan ortalama 10 kilogram bal bekleniyor. Beştoy, uzun vadede elde edilen bilgi ve deneyimleri bölgedeki diğer arıcılarla paylaşarak doğal süreçleri merkeze alan bir arıcılık anlayışını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini, aynı zamanda doğal, temiz, katkısız ve ilaçsız bal üretiminin yanı sıra ürünlerin pazarlanmasının da önemine dikkat çekti. Projede Yenişehir Belediyesi AR-GE birimi, Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Kalkınma Ajansı gibi farklı kurumların iş birliği içinde çalıştığı belirtildi. Beştoy, Türkiye'de arıcılığın kapsamlı bir politika çerçevesine ihtiyaç duyduğunu ve iklim değişikliği gibi sorunlar karşısında kamu kurumlarının bu alandaki çalışmaları daha fazla sahiplenmesi gerektiğini dile getirdi.
İlgili Haberler

Canik'te Yeni Projeler Vatandaş Odaklı Yükseliyor

İBB Okul Beslenme Desteği Başvuruları Yeniden Başlıyor

Yazır Külliyesi Tamamlanıyor

