Dijital Oyunlar Çocuk Gelişimine Nasıl Katkı Sağlar?

Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Demet Gülaldı, dijital oyunların çocuk gelişimindeki rolünü değerlendirerek, strateji oyunlarının bilişsel becerileri desteklediğini vurguladı.

Dijital Oyunlar Çocuk Gelişimine Nasıl Katkı Sağlar?
3 dakikalık okuma

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğretim üyesi Dr. Demet Gülaldı, 8 Temmuz Video Oyunları Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, dijital oyunların çocukların gelişimi üzerindeki etkilerini ele aldı. Gülaldı, modern dünyada dijital oyunların çocuklar için sadece bir eğlence aracı olmanın ötesinde, yeni nesil bir öğrenme ve sosyalleşme alanı haline geldiğine dikkat çekti.

Dijital Oyunlar ve Çocukluk Dönemi

Dr. Gülaldı, Video Oyunları Günü'nün kökeninin Amerika Birleşik Devletleri'ne dayandığını ve küresel çapta milyarlarca insanı bir araya getiren bir etkinlik haline geldiğini belirtti. Teknolojinin ilerlemesiyle geleneksel oyun kültürünün de dönüştüğünü ve dijital oyun kavramının çocukluk dönemine taşındığını ifade etti. Çocuk gelişimi açısından oyunun, dünyayı anlama, bilişsel süreçleri yapılandırma ve sosyal rolleri deneyimleme açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gülaldı, dijital oyunların bu süreçlerdeki etkisinin içerik yönetimi, süre denetimi ve ebeveyn rehberliği gibi faktörlerin dengelenmesiyle şekillendiğini dile getirdi.

Dijital oyunları çocukların hayatından tamamen çıkarmaya çalışmanın pedagojik açıdan doğru olmadığını belirten Dr. Demet Gülaldı, bu tür bir yasaklamanın çocuğu akran grubundan izole ederek sosyal dışlanma hissi yaratabileceğini ifade etti. Ayrıca, katı yasakların çocuklarda merakı tetikleyebileceğini ve gizli arayışlara yönelterek kontrolsüz alanlarda bu ihtiyacı gidermeye çalışmasına neden olabileceğini söyledi. Gülaldı, sağlıklı yaklaşımın yasaklamak yerine, çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak doğru ve net sınırlar koymak olduğunu vurguladı.

Ebeveynlere Dijital Okuryazarlık Çağrısı

Bir dijital oyunun çocuk için uygun olup olmadığını değerlendirebilmek için ailelerin dijital okuryazarlık düzeyinin önemli olduğunu belirten Gülaldı, ebeveynlerin oyun seçerken PEGI veya ESRB gibi uluslararası yaş derecelendirme etiketlerine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Bu sistemlerin sadece yaş sınırı koymakla kalmayıp, oyunlardaki dijital satın alımlar, şiddet, argo veya korku unsurlarını da analiz ederek çocuk ve ergen psikolojisini korumayı hedeflediğini açıkladı. Gülaldı, oyunun çocuğu pasif bir izleyici konumunda bırakmaması, aksine strateji kurmaya, planlamaya ve mantık yürütmeye teşvik etmesi gerektiğini belirtti. İçerikte küfür, argo, siber zorbalık riski taşıyan sohbet odaları veya kumar davranışını tetikleyebilecek oyun içi satın alma mekanizmalarının bulunmamasının kritik kriterler olduğunu ekledi.

Strateji Oyunları ve Bilişsel Gelişim

Yaşa uygun olmayan oyun tercihlerinin çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirten Dr. Demet Gülaldı, özellikle erken çocukluk döneminde kurgu ile gerçek ayrımının tam yapılamadığından, korku ve yoğun gerilim içeren ögelerin kaygı bozukluklarına ve uyku düzensizliklerine yol açabileceği konusunda uyardı. Şiddet içerikli oyunların ise çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olarak gerçek hayattaki acı ve şiddete karşı tepkisizleşmeyi beraberinde getirebileceğini ifade etti. Bu tür oyunların çocuklarda sorunları şiddetle çözme algısını geliştirebileceğini ve okul ortamında akran zorbalığı, dürtüsellik ve öfke patlamalarına yol açabileceğini ekledi.

Dr. Gülaldı, doğru seçilmiş ve yapılandırılmış dijital oyunların çocuklar için güçlü birer eğitsel araca dönüşebileceğini vurguladı. Strateji, bulmaca ve simülasyon oyunlarının çocukların analitik düşünme, dikkat süresi ve görsel-uzamsal algı gibi bilişsel becerilerini geliştirdiğini, sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğrettiğini belirtti. Açık dünya ve inşa etme (sandbox) oyunlarının çocukların hayal güçlerini beslediğini, çok oyunculu ve iş birliğine dayalı (co-op) oyunların ise liderlik, rol paylaşımı, yardımlaşma ve takım çalışması gibi sosyal becerileri kazandırdığını söyledi.

Ekran Süresi Yönetimi

Ekran başında geçirilen sürenin sadece saat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Gülaldı, ailelerin ekranı bir çocuk bakıcısı olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti. En sağlıklı yöntemin, oyunu aile içi bir aktiviteye dönüştürerek çocukla birlikte oynamak ve oyun üzerine sohbet etmek olduğunu vurguladı. Oyun oynama süresinin çocuğun yaşına göre belirlenmesi gerektiğini, ancak asıl dengenin oyunun çocuğun uyku, beslenme, ders çalışma, fiziksel aktivite ve yüz yüze sosyalleşme gibi hayati rutinlerini engellememesi üzerinden kurulması gerektiğini ifade etti. Bu kuralların kriz anlarında değil, sakin bir zamanda çocukla birlikte bir “Medya Sözleşmesi” ile belirlenmesi gerektiğini ekledi.

İlgili Haberler

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler