Sağlıkta Yapay Zeka: Veri Madeni ve Doğadan İlham
Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın sağlıkta kullanımını anlattı; veri artışı, hastalık tespiti ve doğadan ilham alan algoritmaların önemine dikkat çekti.
Üsküdar Üniversitesi’nin “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri” kapsamında düzenlenen etkinlikte, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Sağlıkta Yeni Teknolojiler ve Uygulama Alanları” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Ergüzel, yapay zekânın tıp alanındaki dönüştürücü potansiyelini değerlendirirken, akademik bilginin topluma fayda sağlayan ürünlere dönüşmesinin kritik önemini vurguladı. “Bilim sadece akademide kalmamalı, mutlaka insana dokunan bir ürüne dönüşmeli” sözleriyle, üniversitelerin toplumsal katkı misyonunun, 4. nesil üniversite anlayışının temel taşlarından biri olduğunu belirtti. Sağlıkta yapay zekâ uygulamaları, bu anlayışın en somut örneklerinden biri olarak gösterildi.
Sağlık Verisi Patlaması ve Yapay Zeka
Prof. Dr. Ergüzel, dünya genelinde veri üretimindeki baş döndürücü artışa dikkat çekerek, bu büyümenin en belirgin olduğu sektörlerden birinin sağlık olduğunu ifade etti. Sağlık verilerinin her yıl yaklaşık yüzde 40 oranında çoğaldığını belirten Ergüzel, “Bugün dünyada üretilen verinin yaklaşık yüzde 30’u sağlık sektörüne ait. Bu, muazzam bir veri havuzu anlamına geliyor” açıklamasında bulundu. Ancak bu büyük veri yığınının işlenmeden anlam ifade etmediğini vurgulayan Ergüzel, “Eğer bu veriyi analiz etmezseniz, aslında bir madenin üzerinde oturuyorsunuz demektir” diyerek, yapay zekânın bu veriyi değerli bilgiye dönüştürmedeki rolüne işaret etti.
Kendi çalışmalarından örnekler veren Prof. Dr. Ergüzel, yapay zekâ destekli sistemlerin özellikle psikiyatrik hastalıkların sınıflandırılmasında kayda değer başarılar elde ettiğini paylaştı. EEG verileri kullanılarak geliştirilen modellerin, birçok hastalığı yüksek doğruluk oranlarıyla ayırt edebildiğini belirtti. Örneğin, Obsesif Kompulsif Bozuklukta %89, yeme bozukluklarında %93 ve bağımlılık türlerinde %96’ya varan doğruluk oranlarına ulaşıldığını aktardı. Bu sistemlerin artık sadece akademik çalışmalar olmaktan çıkıp, klinik kullanımda hastalara doğrudan fayda sağlayan uygulamalara dönüştüğünü vurguladı. Ancak, yapay zekâ uygulamalarında kullanılan verilerin kişiye özel olması nedeniyle mahremiyetin hem bir risk hem de doğru kullanıldığında sağlık sistemine büyük katkı sağlayan bir fırsat sunduğunu da ekledi.
Doğadan İlham Alan Algoritmalar ve Kolektif Akıl
Seminerde, yapay zekâ modellerinin doğadan ilham alan algoritmalarla geliştirildiği de anlatıldı. Karınca kolonileri, kuş ve balık sürüleri ile arı davranışlarının algoritmalara örnek teşkil ettiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü zekâsı sayesinde en doğru ve en verimli yolu bulabiliyoruz” diyerek, bu yöntemlerle veri içinden en anlamlı bilgilerin seçildiğini ifade etti. Arıların “waggle dance” adı verilen özel hareketiyle diğer arılara nektar kaynağının yerini 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukla iletebildiğini anlattı. Ayrıca, çiçeklerin negatif, arıların ise pozitif elektrik yüküne sahip olması sayesinde nektar alınmış çiçeklerin ayırt edilebildiği, bunun doğadaki kusursuz bir verimlilik örneği olduğu belirtildi.
Prof. Dr. Ergüzel, yapay zekâ çalışmalarının temel amacının ticari kazanç değil, sağlık alanındaki ihtiyaçlara çözüm üretmek olduğunu vurguladı. Geliştirilen sistemlerin hekimler tarafından aktif olarak kullanıldığını ve yapay zekânın gelecekte sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez bir parçası olacağını dile getirdi. Büyük veriyle çalışmanın zorluklarından biri olan “doğru veriyi seçme” konusunda da algoritmaların başarısına dikkat çekti. Derin öğrenme teknikleriyle doğruluk oranlarının %90’ın üzerine çıktığını belirtti. Ayrıca, beyin sinyalleriyle kontrol edilen robot kol teknolojisinin, özellikle felçli hastalar için umut verici bir uygulama olduğunu da sözlerine ekledi.
İlgili Haberler

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

